ZONA


Halk arasında gece yanığı olarak bilinen Zona sinir ucu iltihabıdır.

Zonaya neden olan su çiçeği hastalığı virüsüdür. Su çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virus vücuttan tamamen yok olmaz ve bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur vaziyette kalır. Uzun yıllar boyunca hiç bir sorun yaratmaz. Ancak bazı kişilerde vücudun direncinin azaldığı durumlarda, uyuyan bu virüs uyanır. Yerleştiği sinirin içinde çoğalır ve sinirin uçlarına, sinirin dağıldığı deri bölgesine gelerek ağrı ve cilt döküntüsüyle seyreden Zona hastalığını oluşturur. Vücudun zayıf düşmesine yol açan nedenler; bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres, alınan bazı ilaçlar, kanser gibi hastalıklar şeklinde sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür. Ancak 50 yaşın üzerinde, yaşlılarda, başka hastalığı olanlarda daha ağır seyreder.

Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür. Zonada yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir. Bununla beraber en sık tutulan bölge, göğüs bölgesidir.

Ağrı ve döküntü vücudun sağ ya da sol olmak üzere bir yarısında bir kuşak tarzında yerleşir. Ağrı deri döküntüsünden önce ortaya çıkabilir. Hastalar ağrıyı yanma, zonklama, batma, bıçak saplanması, karıncalanma, uyuşma şeklinde hisseder. Ağrının ardından deride bir kızarıklık ve üzerinde yerleşmiş su dolu kabarcıklar ortaya çkar. 3-4 hafta içinde bunlar kurur ve kabuklanarak iyileşir. Ağrı bu dönemde devam eder ve döküntünün iyileşmesiyle kaybolur. Ancak bazen, özellikle de yaşlı kişilerde ağrı döküntünün iyileşmesinden sonra devam eder.

Zona tedavisinde istirahat önemlidir. Deri döküntüsü için ıslak pansumanlar ve kurutucu merhemler yararlıdır. Vitaminler, ağrı kesiciler ve virüsün çoğalmasını durduran bazı ilaçlar da tedavide kullanılmaktadır. Ağrının inatçı olduğu vakalarda antidepresanlar, sinir blokajı gibi yöntemlerden yararlanılabilir.